90’ların Çocuklarını Geçmişe Götüren 10 Oyuncak

90’ların Çocuklarını Geçmişe Götüren 10 Oyuncak

1818

Biraz nostaljiye hazır mısınız? Sizi çocukluk yıllarınıza götürüyoruz.

80’li yılların başında doğup çocukluğunu 90’lı yıllarda yaşamış olanlar bununla gurur duymakta oldukça haklı. 2000 ve sonrasında doğmuş jenerasyonu bir düşünün, çoktan her şeyin dijitalleşmeye başladığı, internetin olduğu ve teknolojik yeniliklerin alıp başını gittiği bir döneme gözlerini açtılar. Ne doğru düzgün mahalle hayatı yaşayabildiler ne de teknolojik gelişmeleri adeta evrim teorisi gibi birebir yaşayabildiler. Sadece 90’lı yıllarda çocukluğu geçmiş olanların anlayabileceği, en mutlu anılarımıza eşlik eden oyuncak ve eşyaları hatırlayacağınız nostaljik bir yolculuğa hazır mısınız? Ayrıca Bu test sizi 90’lara götürüp, nostaljik duygular yaşatacak! testimizi çözerek o yıllara ışınlanabilirsiniz.

Bilgisayarın “B”si

PlayStation, XBox… 90’lı yıllarda video oyun dendiğinde henüz bu oyun konsolları yoktu. Atari ve Commodore 64 oyun tutkunu çocukların en büyük heyecanıydı o zamanlar. Disketler ve Atari kasetleriyle geçen o yılları büyük bir özlemle anıyoruz. 16 bit’in ne olduğunu sizden daha iyi kimse anlayamaz. Street Fighter , Mortal Combat ve Super Mario ise en sevdiğimiz oyunlardı.

Gölgelerin gücü adına

Çok kanallı döneme yeni geçilen zamanlardı 90’lar. Alf, Cumartesiden Cumartesiye ve Bir başka Gece gibi programların yanı sıra en sevdiğimiz çizgi filmler arasında Voltran , He-Man ve Clementine geliyordu. He-Man’in “Gölgelerin gücü adına, güç bende artık” deyişi hala kulaklarımızda çınlıyor.

Radyodan şarkı kaydetmek ve ötesi

Bir kalemle kaseti yan yana 2000’lerde doğmuş birisinin önüne koysanız, muhtemelen bu ona hiçbir şey ifade etmez ama 90’lı yıllarda çocukluğu geçmiş birisi için anlamı büyüktür. En sevdiğimiz grupların kasetlerini almanın yanı sıra radyoda sevdiğimiz şarkıları bekleyip çalmaya başladığı anda kasete kaydederdik. Ardından CD’le tanıştık ve kot pantolonumuzun beline iliştirdiğimiz Walkman’lerin yerine Discman’ler ile tanıştık. Diskman’i olan çok havalıydı o zamanlar.

Şans bebekleri

Kısa bir süre önce sinemaya da uyarlanan, rengarenk saçlı, çirkin ama sevimli küçük dostlarımız Troller vardı. Saçlarını sevip dilek tuttuğumuzda gerçekleşeceğine inanırdık.

Turnuva başlasın

90’lı yıllara damgasını vurmuş olan bir oyun varsa, o da Tetris’ti. Sadece çocukların değil, büyüklerin de tutkusu haline gelen Tetris elimizden düşmezken, Nintendo’nun Game Boy oyun konsolu o dönemde çocuklar için bir lükstü. Hatta iki Game Boy’u ara kablo kullanarak birbirine bağlayıp ikili oynayabildiğimiz oyunlarda ne eğlenirdik. Tabii kablonun aşırı kısa olması ve dip dibe oturmak zorunda kalışımızı saymazsak.

Bakıma ihtiyaç duyanlar

Okul çantamızda, cebimizde… Her an bizimle olan ve bakımını üstlendiğimiz sanal bebeklerimiz Tamagotchi’leri hatırlıyor musunuz? Beslediğimiz, iğnelerini yaptırdığımız ve severek büyüttüğümüz sanal bebeklere rakip olarak 90’ların sonuna doğru hala çok sevdiğimiz Furby’ler gelmişti. Sorumluluk bilincini de aşılayan unutulmaz oyuncaklardandı.

Çim adamlar

Farklı tiplere sahip çim adamları sulayıp onlara özenle bakarak saçlarını yani çimlerin uzamasını sabırla beklerdik.

Her daim Lego

Lego en az Sindy, Barbie ya da action figürler kadar çok sevdiğimiz oyuncaklardandı. Popülerliğini koruyan Lego’lara hala oyuncakçılarda gözünüz takılıyorsa, emin olun yalnız değilsiniz.