SSD’ler Hakkında Bilmeniz ve Satın Alırken Dikkat Etmeniz Gerekenler

SSD’ler Hakkında Bilmeniz ve Satın Alırken Dikkat Etmeniz Gerekenler

327
SSDmain

Bilgisayar dünyasının en hızlı gelişen ve bu gelişmesiyle hem son kullanıcılar, hem de kurumsal servisler için önemli avantajlar kazandıran teknolojilerinden biri SSD tarafında yaşanıyor. Bilgisayarlarda daha fazla hız ve düşük enerji tüketimi gibi öne çıkan avantajlar sunan bu disklerle ilgili bilmeniz ve satın alırken göz önünde bulundurmanız gerekenleri bu yazımızda paylaşıyoruz.

Depolama birimleri, bilgisayar performansını artırma çalışmalarında en büyük sorunu oluşturan kısım olarak dikkat çekmeye başlamıştı. İşlemciler ve grafik yongaları çok hızlı ilerleme gösterdi ve beklentileri fazlasıyla karşılamaya başladı. Sabit disklerse bu gelişmelere ayak uyduramadı ve geride kaldı. Elbette depolama alanıyla ilgili kapasite değerleri sürekli artıyor ama performans alanındaki gelişmeler yüzleri güldürmüyor. Çok pahalı olmayan bir sabit diske tüm bilgileri sığdırabilmek mümkün. Diğer yandan, performans sadece bir miktar ilerleme gösterdi.

İşte bu noktada SSD’lerin (Solid State Drive/Katı Hâl Sürücü) karşımıza çıkması yüz güldüren bir gelişme oldu. Son 10 yıldır SSD’ler, sabit disklerin imajını zedelemekle meşgul. Yüksek depolama alanına artık yüksek performans da eşlik ediyor.

Gelişimi sancılı süren bir teknoloji

Moore Kanunu doğrultusunda ilerleyen işlemciler ve grafik yongaları durmadan ilerleme gösteriyor. SSD’ler içinse bu derece sabit ve sorunsuz bir ilerleme gerçekleşmedi. İlk nesil örneklerde yaşanan performans düşüşlerini telafi etmek için yamalar geliştirildi. Bu ilk nesil örneklerde yaşanan zamana ve kullanıma bağlı performans düşüşlerine bakarak satışa sunulmalarının pek doğru olduğunu söylememiz mümkün değil.

Aynı zamanda, üreticilerin sitelerinde ve tanıtımlarında yer alan performans rakamları sadece sıralı veri akışını temsil ediyor ve gerçek kullanımda daha baskın olan, sıralı işleme kıyasla çok daha düşük kalan rastgele erişim değerlerini arka plana itiyor.

Bir diğer sıkıntıysa uzun dönemdeki kararlılıkla ilgili şüphelerdi. Çok farklı nesilden SSD’lerin kararlılık sorunları yaşatarak meşhur mavi Windows ekranını karşımıza çıkardı ve bazı durumlarda tamamen bozulan ve kullanım dışı kalan SSD’ler de görüldü. Özellikle bu son derece ciddi bir mesele çünkü hareketli mekanik parça içermeyen SSD’lerin sabit diskler karşısındaki ciddi avantajlarından biri olarak görülüyor.

Tüm bu detayları bir araya getirince SSD’lerin ilk zamanlarda hayli baş ağrısı çektirdiği ve beklentileri karşılayamadığı anlaşılabiliyor. Neyse ki çok fazla ilerleme gerçekleşti ve sorunların büyük kısmı ortadan kalktı.

Windows 7 ile kullanıma giren TRIM komutundan sonra SSD’lerin durumu daha da iyileşti ve özellikle zamana bağlı düşen performans sorunu aşıldı. Bazı SSD’ler zamana bağlı performans kaybını tamamen ortadan kaldırmış durumda. TRIM desteği olan bir SSD alırsanız, birkaç ay sonra işe yaramaz bir kâğıt tutucu ağırlık olarak kullanmayacağınıza emin olabilirsiniz. Diğer yandan asıl soru hâlâ akılları kurcalıyor: SSD’ler tüm kullanıcılara sunulabilecek duruma geldi mi?

Çevreci teknoloji SSD

Geleneksel sabit diskler yerine SSD’lerin kullanılmaya başlanması enerji verimliliğini artıracak adımlardan biri oldu. Bu sürücüler çok daha hızlı olmalarının yanında daha güvenilir ve verimli. Tüm bu değişiklikler önemli oranda enerji tasarrufu sağlıyor. Ayrıca modern sunucular eskilerinden çok daha yüksek sıcaklıklarda çalışabiliyor. Bu, sunucuları soğutmak için daha az enerji
harcanacağı anlamına geliyor. Son beş yıl içinde üretilen sunucular 40 derece sıcaklıkta çalışabiliyor. Bu nedenle de kompresör tabanlı yedek soğutmaya daha az ihtiyaç duyulduğu için ciddi oranda enerji tasarrufu elde edilebiliyor.

SONY DSC

SSD satın alırken nelere dikkat edilmeli?

“Ne kadar büyük?”, “Ne kadar hızlı?” ve “Ne kadar güvenilir?”… SSD satın alırken cevaplanması şart olan sorular aslında bunlar. Cevaplanması kolay sorularmış gibi gelebilir ama Pandora’nın SSD kutusunu açtığınız zaman her şey karmakarışık bir hâl alıyor.

“Ne kadar hızlı?” diye sorabilirsiniz. Ardışık okuma ve yazma performansından mı bahsediyorsunuz? Peki ya rastgele erişim? Onunla da bitmiyor. Diyelim ki ardışık performansı merak ediyorsunuz: Söz konusu olan sıkıştırılabilir veri mi, sıkıştırılamaz veri mi? Oysa işlemciler arasında, çok görevli ve tek görevli performans arasındaki fark gibi işlem veya grafik performansı farkları görülebiliyor ama bunun kadar çarpıcı başka fark pek bulunmuyor.

Teknoloji söz konusu olduğunda da kontrolcü teknolojisinden hafıza türü ve depolama arabirimine kadar dikkat edilmesi gereken yığınla nokta var. Tüm bunlar gözünüzü korkutabilir ama SSD yine de şu sıralar PC cephesinde yaşanan en önemli şey. Bu son dalgayla gelen SSD’ler de şimdiye kadar üretilenlerin en iyileri gibi görünüyor.

Kapasite ve hız konusunda bunlara dikkat

Bu heyecan verici huzursuzluk hem nimet hem de lanet. Eski bir SSD’yi alıp sorunsuz çalışmasını beklememelisiniz, durum bundan biraz daha karışık. Katı hâl depolama, örneğin işlemciler gibi olgunlaşmış bir teknoloji değil henüz. Daha fazla risk taşıyor ve geleceği öngörülemiyor. Açıkçası biraz daha eğlenceli.

Eğer zaten bir SSD’niz yoksa yeni bir tane edinmek tanık olduğunuz günlük PC performansını en çok etkileyecek değişiklik olacaktır. SSD’niz varsa da son birkaç yılda ne kadar yol aldıklarını görmek sizi şaşırtacak.

2,5 ve 3,5 inçlik geleneksel sabit disklere kıyasla çok daha ve çok daha az yer kaplayan SSD’ler, bariz avantajlara sahip olsalar da fiyat konusunda kullanıcıları düşündürüyor. Satın alırken ihtiyaçlarınıza göre doğru tercihi yapmalısınız. GittiGidiyor’da 32 GB’tan 4 TB’a kadar yüzlerce seçenek arasından seçim yapabilirsiniz. İhtiyaç duyduğunuz kapasite miktarına göre karar vermelisiniz fakat kapasite arttıkça fiyatın da yükseldiğini göz önünde bulundurmalısınız.

Yazar Hakkında

Gazeteciliğe 1996'da, PC Magazine Türkiye’de muhabir olarak başlayan Erdal Kaplanseren; Yeni Yüzyıl, Milliyet, Vatan, Posta ve Hürriyet gazetelerinde teknoloji yazarlığı ve editörlüğü yaptı. PC Magazine, .net ve PCnet gibi dergilerde editörlük ve yayın yönetmenliği görevlerini yürüttü. Kariyerine Radyo Kozmos, NTV Radyo ve CNBC-e ile farklı mecralar ekledi. Hürriyet ve Doğan Burda gruplarında dijital yayıncılık konusunda görevler aldı, yöneticilik yaptı. 2014'te Doğan Grubu'ndan ayrılarak kendi içerik girişimi olan Layka'yı kurdu. Dijital yayıncılık hizmetlerinin yanı sıra Tekno TV adlı video blogu ile Teknolog.com adlı teknoloji haber blogunu hazırlıyor.

İlgili Yazılar