Telefonda Düşük Fiyat, Yüksek Kalite: Samsung Galaxy A7 [İnceleme]

Telefonda Düşük Fiyat, Yüksek Kalite: Samsung Galaxy A7 [İnceleme]

4023
main

Geçen yıla kadar telefon piyasasındaki en önemli rekabeti esasen orta seviyenin altında kalan bir fiyat aralığı ile sınırlıydı ve Samsun’un A serisi, orta seviye müşterilerine hitap eden ender birkaç markadan biriydi. Durum artık farklı. Fiyat/Performans dengesinde iddialı olan Samsung Galaxy A7’yi inceledik.

Oppo ve Vivo gibi markalar, piyasaya orta seviyede iddialı alternatifler sürüyorlar ve diğer taraftan da Xiaomi (Poco), Nokia ve Asus ise oldukça lüks aygıtlar sunuyor. Samsung doğal olarak işinde yenilikçi kalmak istiyor ve piyasaya son sürdüğü ucuz Galaxy A7 (2018) bile pek çok yenilikle geliyor. Bu üç kameralı telefonu bir süredir test ediyorduk ve tüm öğrendiklerimizi bu incelemede topladık.

Tasarım ve gövde

İçinde bulunduğumuz yılın başında çıkan A6 serisinin aksine, yeni Galaxy A7 cam bir sırta ve renk uyumlu polikarbon yan çerçeveye sahip. Samsung, taşıdığı üç arka kameraya rağmen telefonun kalınlığını 7,5mm’ye kadar daraltmayı başarmış.

Kendi tasarım ekolüne sadık kalan Samsung, kamera çıkıntısı ve çentikten sakınmış. Kamera çıkıntısından kurtulmak, her ne kadar tasarım açısından hatırı sayılır bir yere sahip olsa da, bu aynı zamanda kamera algılayıcısının boyunu da sınırlayan bir şey.

Çentiksiz tasarım felsefesinden vaz geçmeyen Samsung, bu konuda takdiri hak ediyor. Farklı boyutlardaki çentiklerle yıl boyu karşımıza çıkmış telefonlardan sonra, pürüzsüz yüzlere sahip Samsung telefonları adeta içimizi ısıtıyor.

Üzerinde durulması gereken konulardan bir diğerini de parmak izi okuyucusunun konumu oluşturuyor. Yeni Galaxy A7, bu biyometrik algılayıcıyı sağ kenarda yer alan hafif girinti içinde bulunan güç düğmesi üzerine kurmuş.

Güç düğmesi gene tıklamalı ama parmak izi okuyucusunun çalışması için bu düğmeyi bastırmanız gerekmiyor. Her zaman etkin olan okuyucu kullanmak için basitçe parmağınızı üzerinde tutmanız yetiyor. Açıkçası kenara kurulan bu parmak izi okuyucusu çok hoşumuza gitti.

Artıları

  • Samsung Galaxy A7 (2018) gövdesi ince ve tutması son derece konforlu.
  • Kısıtlamalara baş kaldıran her zamanki çentiksiz durum çubuğu hala tazeliğini koruyor.
  • Neyse ki hoparlör ızgarasına sağ üst köşede değil de dipte yer ayrılmış.
  • Yan tarafa konumlandırılan parmak izi okuyucusu çok hoşumuza gidiyor. Algılayıcı her zaman hazır ve nazır çalışıyor. Ayrıca kilidi açmak için güç düğmesine tıklamanız da gerekmiyor. Fakat en fazla üç farklı parmak izi kaydedebiliyorsunuz.

Eksileri

  • Dipteki sıradan USB Type-A portuna içimiz ısınmadı. Bize kalırsa Samsung daha ziyade Type-C seçeneğini tercih etmeliydi.
  • Ürünle beraber koruma kılıfı gelmiyor. Buna ayrıca para vermeniz gerekecek.

Ekran

Yeni Galaxy A7, Full HD+ (1080 x 2220) çözünürlüklü 6 inçli bir AMOLED ekran kullanıyor. Samsung piyasadaki en iyi AMOLED ekranlarından bazılarını üretiyor ve yeni Galaxy A7’deki ekran fiyatına göre hoş bir deneyim sunuyor. Ekran ayrıca Gorilla Glass ile korunuyor fakat hangi sürüm olduğu belirtilmemiş.

Artıları

  • 6,0 inç AMOLED ekranı, yeni Galaxy A7’nin avantajlarından biri
  • Ekran ayarlarından istediğiniz zaman farklı renk profillerini seçebiliyorsunuz
  • Açık havada ekran görünürlüğü hiç fena değil
  • Daima etkin olan ekran, telefona değer katan özelliklerden bir başkası. Ayrıca iki tıklamayla ekran kilidini açabileceğiniz home düğmesi de her zaman etkin bulunuyor.

Performans, yazılım ve pil

Yeni Galaxy A7, iki adet 2,2GHz Cortex-A73 çekirdek ve altı tane 1,6GHz Cortex A53 çekirdekle donatılmış, 14nm yöntemiyle inşa edilen Exynos 7885 işlemcisinden güç alıyor. Daha önce bu yonga setini Galaxy A8+ ile deneyimlemiştik ve performanstan memnun kalmıştık.

Yeni Galaxy A7’ye güç veren yonga seti ayrıca Dual SIM Dual VoLTE desteği veriyor. Telefonun iki ayrı sürümü bulunuyor. Bunlardan biri 4GB RAM ve 64GB depolama alanıyla, diğeri ise 6GB RAM ve 128GB depolama alanıyla geliyor.

İki sürümün de depolama alanı 512GB’a kadar çıkarılabiliyor. İşin ilginç kısmı, uygulama ve sosyal medya verisini SD kartlara da kaydedebiliyorsunuz. Micro SD depolama, gene SD deplamaya nazaran daha yavaş olsa bile gene de bu sayede harici depolama problemine özellikle uzun vadede iyi bir çözüm sunuyor.

Telefonun kullandığı Experience UI 9.5 kullanıcı arayüzünde, Android 8.0 Oreo temel alınmış. Samsung’un bu arayüzü şık ve verimli olsa da biraz ağır. Samsung ayrıca, gelecek yıl dağıtımına başlayacağı Experience UI 10.0 ile işaret navigasyonu yeteneği de sağlayacak.

Özelliklerden bahsetmişken yeni Galaxy A7’nin Samsung Play Mini özelliğine değinmeden geçemeyeceğiz. Bu aslında bir parça hayal kırıklığı yaratıyor çünkü 2017 A7’sinde tam donanımlı bir Samsung Play sürümü bulunuyor. Mini sürümünde, PoS terminallerinde telefonu kredi kartına ihtiyaç duymadan kullanamıyorsunuz.

3300mAh pille gelen telefonu, orta ve ağır bir yoğunlukta gün boyunca konforlu bir şekilde kullanıyorsunuz.

Artıları

  • Yeni Galaxy A7’nin performansı aksaksız. Grafik odaklı oyunları sorunsuz çalıştırdık.
  • Telefonda  Dual SIM Dual VoLTE desteği bulunuyor. Bu sayede iki SIM kartını veya bir SIM ve bir LTE (4G) kartını aynı anda kullanabiliyorsunuz.
  • Widevine DRM L1 sertifikası bulunsa da, telefonda Netflix ve Amazon Prime üzerinde HD video izleme desteği yer almıyor.
  • Experience UI yazılımı, Android 8.0 Oreo’yu temel alıyor.

Eksileri

  • 3300mAh pil sayesinde orta ve ağır kullanımda telefon şarjı bir gün boyunca yetiyor. Hızlı şarj desteği yok.

Kamera

Yeni Galaxy A7, ön yüzünde bir adet ve sırtında ise üç adet kamera bulunduruyor. 24MP algılayıcılı (f/1,7, PDAF) esas kamera, piksel toplama yöntemini kullanıyor. Bu yöntemde, daha iyi ayrıntılar için 1 piksel yerine 4 piksellik veri toplanarak ara değer hesabı yapılıyor.

Telefonun 5MP’li algılayıcısı derinlik tespiti amacıyla kullanılıyor ve özellikle portre modunda (ya da Samsung’un ifadesiyle Live Focus’da) iş görüyor. 8MP’li algılayıcı ise (f/2,4, 13mm) geniş açılı çekimler için kullanılıyor.

Arka kısımdaki 24MP’li esas kamera, telefonun fiyatına göre iyi bir performans sergiliyor. Açık alanda çektiğimiz fotoğraflarda geniş bir dinamik aralık ve keskin ayrıntılarla karşılaştık. Gene esas kamerayla denediğimiz kapalı alan performansı da harika sonuçlar üretti.

5MP derinlik algılayıcısından faydalanan porte modu (Live Focus) gelişi güzel bir şekilde çalışıyor. Arka plan buğusunun yoğunluğu ayarlanabiliyor ve doğru çalıştığında harika sonuçlar üretiyor. Fakat kenar tespitinin daha iyi olması gerekiyor. Selfie kamerası için kullanılan yazılım destekli portre modu ise açık alanda makul sonuçlar çıkarıyor.

Geniş açılı fotoğraflar çekmek için, kamera uygulamasından 8MP’li algılayıcıya geçiş yapabiliyorsunuz. Bu algılayıcının lensi geniş açılı olduğu için kenarlarda ‘namlu bükülmesi’ oluşumu gayet normal. Geniş açılı lens kullanımına alışkın değilseniz, bu kamerayı çok fazla kullanacağınızı sanmıyoruz. Ayrıca, bu kameranın düşük çözünürlüğü geniş açılı çekimlerde problem oluşturabilir. İlaveten, bu kamerada dinamik odaklanma da bulunmuyor.

Selfie’ler için ön yüzde 24MP bir algılayıcı yer alıyor. Portre modu hem arka, hem de ön kamerada kullanılabiliyor. Kamera uygulamasının ‘ortam düzenleyici’, içinde bulunduğunuz çevreyi tanıyabiliyor ve ona göre ayar çekebiliyor.

Yazar Hakkında

Gazeteciliğe 1996'da, PC Magazine Türkiye’de muhabir olarak başlayan Erdal Kaplanseren; Yeni Yüzyıl, Milliyet, Vatan, Posta ve Hürriyet gazetelerinde teknoloji yazarlığı ve editörlüğü yaptı. PC Magazine, .net ve PCnet gibi dergilerde editörlük ve yayın yönetmenliği görevlerini yürüttü. Kariyerine Radyo Kozmos, NTV Radyo ve CNBC-e ile farklı mecralar ekledi. Hürriyet ve Doğan Burda gruplarında dijital yayıncılık konusunda görevler aldı, yöneticilik yaptı. 2014'te Doğan Grubu'ndan ayrılarak kendi içerik girişimi olan Layka'yı kurdu. Dijital yayıncılık hizmetlerinin yanı sıra Tekno TV adlı video blogu ile Teknolog.com adlı teknoloji haber blogunu hazırlıyor.

İlgili Yazılar