GoPro Kameralar Hakkında En Sık Sorulan 10 Soru ve Cevabı

GoPro Kameralar Hakkında En Sık Sorulan 10 Soru ve Cevabı

610
GoPro kameralarmain

Aksiyon kameraları hayatımızdaki aksiyonun dozuna göre farklı biçimlerde kendine yer buluyor. Bunlar arasında GoPro kameralar ise en dikkat çekici olanları. Bu yazımızda, GoPro kameralar hakkında en çok sorulan 10 sorunun cevabını veriyoruz.

GoPro kameralar, heyecan peşinde koşan çılgınlıkların dramatik, sıra dışı aksiyonlu, bakış açısına dayalı görüntüleri yakalamak isteyen insanlar arasında giderek popülerleşen bir yüksek çözünürlüklü (HD) kamera çeşidi olarak ilgi görüyor. Oldukça küçük ve sağlamlar ki bu da onların kasklardan ve gidonlardan kaykaylara ve sörf tahtalarına kadar neredeyse her şeye kolaylıkla tutturabilmelerini sağlıyor.

GoPro aslında 2002’den beri var olan marka ama giderek rakip firmaların aksiyon kameraları da halk arasında GoPro adıyla anılmaya başladı. GoPro da “selpak” ve “jilet”in kaderini yaşayacak gibi görünüyor. Tabii ünlü olmak o kadar da kötü bir şey değil.

1. GoPro kameralar nasıl çalışıyor?

Bazı özel tutturma aparatlarını kullanarak bu cihazları nereye isterseniz oraya tutturabilirsiniz. Cihaz çalıştırıldığında, gelişmiş iç bileşenleri sayesinde, harika bir alan derinliği ve netlik duyusuyla birlikte geniş açılı görüntüler elde edebiliyor. Üzerinde yalnızca birkaç düğme olan cihazların çeşitli bağlantı noktaları ve SD kart girişleri de mevcut. Bütün bu bağlantı noktaları ve girişler Wi-Fi özelliğiyle de birlikte kameranın uzaktan kontrol edilebilmesine, video ayarlarının değiştirilebilmesine ve görüntülerin kameradan alınabilmesine olanak tanıyor. Bu ayarlar, uzaktan kumanda veya ücretsiz bir mobil uygulama aracılığıyla yapılabiliyor.

2. En yeni özellikler neler?

2002’den beri aynı ürünler satılmıyor tabii. GoPro kameralar 2014’te bütün ürünlerini yeniledi ve HERO serisine oldukça güveniyor. GittiGidiyorda da bulabileceğiniz HERO6, 4K60 ve 1080p240 video ile HERO6 Black HERO5 Black’e göre iki kat performans sunuyor Özel bir kılıf gerektirmeden 10 metre derinliğe kadar su altında da kullanılabilen bu model, 5 GHz Wi-Fi sayesinde kayıtlarınızı çok daha hızlı olarak telefonunuza kopyalayabilmenize imkan tanıyor. 

3. GoPro uygulaması nasıl çalışıyor?

HERO4 Session ile de çalışacak biçimde güncellenen iOS ve Android uygulaması, kamera seçenekleri üzerinde tam bir uzaktan kontrol olanağı sağlıyor. Ayrıca kullanıcılara kameranın gördüğü şeylerin de canlı bir ön izlemesini sunuyor. Uygulama ayrıca daha sonra oynatabilmeniz için cihazınıza video ve fotoğraf kopyalayabilmenize olanak tanıyor ve kameraya takılı micro SD kart üzerine kaydedilen dosyaları silmeniz de mümkün. Fakat buradaki asıl önemli özellik HiLight Tagging. Bu özellik sayesinde kullanıcılar kayıt esnasında en önemli anları işaretleyebiliyor ve böylece tam da bu anları arkadaşlarıyla paylaşabiliyor.

4. Diğer firmalar ne gibi aksiyon kameraları üretiyor?

Sony’nin etkileyici AS100V Action Cam’i 2014’te piyasaya sürüldü. Yine aynı dönemlerde Panasonic, HX-A500 4K adını verdiği bir giyilebilir kamerayı satışa çıkardı. TomTom’un Bandit adlı modelinde videoyu indirmenize gerek kalmadan onu düzenlemenize olanak tanıyan dahili bir medya sunucusu mevcut. Bunun yanında artık akıllı telefon üreticileri de bu teknoloji için kollarını sıvamış durumda. Telefon markalarının elinden çıkacak aksiyon kameralarında internet bağlantısının standart olması kaçınılmaz, dolayısıyla çıta daha da yükselecek. 

5. Neden bir GoPro isteyeyim ki?

Çünkü bu cihazlar ekstrem spor tutkunu ve adrenalin düşkünü kullanıcıların yanında, yeşillik bir alanda bisiklet kullanmak ya da golf oynamak gibi görece daha sakin etkinliklerde bulunanlar için de harika videolar kaydetme olanağı sunuyor. Böyle bir cihazı nefes kesici hava çekimleri elde etmek için bir drone’a da takabilir veya yüksek irtifa balonu tutkunu Dave Akerman’dan (www.daveakerman.com) ilham alabilirsiniz. Akerman’ın yaptığı işlerden birini örnek verelim: GoPro’yu bir Raspberry Pi bilgisayarla çalışan ev yapımı “uzay araçlarına” bantlayıp atmosferin en dış sınırlarından canlı görüntüler elde etmek!

6. İnsanlar bu görüntülerle neler yapıyor?

Bunların büyük bir kısmı internete aktarılıyor. YouTube’a her gün 6000 civarında GoPro videosu ekleniyor ve sitede “gopro” sözcüğünü arattığınızda karşınıza 41 milyon sonuç çıkıyor. Bir yıl öncesine ait, Sydney Limanı’nda bir büyük beyaz köpekbalığıyla kavga eden bir adamın yer aldığı video 37 milyon defa izlendi ve Pretoria’daki aslanları yakın planda gösteren resmi bir GoPro kaydı ise 38 milyon görüntülemeye ulaştı.

Hayvanların dünyayı nasıl gördüğünü onların bakış açısından görmek için bir GoPro’yu evcil hayvanınıza monte edebilirsiniz ki bu da web’i iyice dolduran sıradan kedili videolar arasında farkını belli edecektir. Fakat bazen hayvanlar da bu kayıtların kontrolünü ellerine almayı isteyebilir. İspanya’nın Cies Adaları’nda ve San Francisco’da olmak üzere martıların GoPro’ları kapıp havalandırdıklarını gösteren kayıtlar mevcut. Neyse ki bu cihazlardan ikisi de söz konusu doğaçlama “kuş bakışı” çekimlerden sonra hiçbir zarar görmemiş.

7. Bu videolardan para kazanabilir miyim?

Evet. Üstelik GoPro kameralar, reklam ajanslarının en iyi GoPro videolarını keşfetmelerine, lisanslarını satın alma ve indirmelerine olanak tanıyan içerik lisanslama platformunu (licensing.gopro.com) açmasından beri bu çok daha kolay hale geldi. Bu platformda 600’ün üzerinde amatör ve profesyonel video mevcut, fakat YouTube üzerinde bile popüler olan görüntüler üzerinden para kazanmak mümkün.

8. GoPro kameraların başka avantajı var mı?

Bu kameraların giderek büyüyen bir diğer kullanım alanıysa güvenlik. Örneğin bisikletçiler bu cihazları kasklarına taktıklarında hatalı bir sürüşü ya da bir aşırı öfkeli bir sürücünün hareketlerini kaydedebiliyor. Benzer bir biçimde, daha ucuz kameralar da arabaların panellerine yerleştirilebiliyor. Bu cihazlar sigorta meseleleri ve kaza raporları açısından işe yarayabiliyor. İngiltere’de polis memurlarının da her ne kadar GoPro kameralar olmasa da bazı giyilebilir kameralar kullandıkları biliniyor.

9. Bunun yerine akıllı telefonumu kullansam olmaz mı?

Olur tabii, fakat akıllı telefonların GoPro modellerinden çok daha az dayanıklı olduklarını, zorlu sürüşler veya uçuşlar için uygun olmayabileceklerini hatırlatmakta yarar var. Akıllı telefonlar kompakt kameraların yerini tutabilir ama onları aksiyon kamerası olarak kullanmak isteyecek çok fazla insan yok. GoPro artık yaklaşık 1,1 milyar dolar değerinde dev bir firma ve CEO’u Nick Woodman, oğulları doğarken bu kameralardan birini başına takıp o anı kaydettiğini söylüyor. 

10. GoPro’lar filmciliğin geleceği mi?

Oldukça mümkün. Geçen yıl Toyota Tacoma kamyonetlerde GoPro kamera bağlama aparatı standart olarak geldi ve GoPro’yla elde edilen görüntüleri içeren çok daha fazla Hollywood filmi görmemiz de olası. Yönetmen Michael Bay bu teknolojiyi 2013’ten beri kullanıyor ve aslına bakarsanız GoPro HD, 2013 tarihli, başrolünde Mark Wahlberg’in yer aldığı film Pain & Gain’de kullanılan kameralardan biri olarak iMDB’de listelenmiş durumda.

GoPro ile çekilmiş en iyi videolar

Uçan bir kartalın bakış açısı: Bir kartalın sırtına yerleştirilen GoPro kamerası Fransız Alpleri’nin üzerinde nefes kesici görüntüle elde ediyor. Doğayla baş başa kalıp arka plandaki rüzgârın uğultusunu dinlemenin daha iyi bir yolu yok gibi.

Bulaşık makinesinde yıkanma deneyimi: Kulağa internetteki en zekice video gibi gelmeyebilir ama bulaşık makinenizin kapağını kapattığınızda içeride neler döndüğünü merak ettiyseniz bunu keşfetmenin harika bir yolu var. Suya dayanıklı bir kameraya sahip olmanın tadını çıkarın.

Felix Baumgartner’ın 39 km’den serbest düşüşü: 2012’de Avusturyalı paraşütçü Felix Baumgartner, New Mexico üzerinden bir balondan atlayarak yaklaşık 39 kilometre süzülerek şimdiye kadarki en yüksek serbest düşüşü gerçekleştirdi. Uzayın sınırlarında başlayan bu nefes kesici düşüşü bir de onun bakış açısından izleyin.

Kediyi kurtaran itfaiyeci: Kediler hiç kuşku yok ki interneti en popüler unsurlarından. Dolayısıyla bir itfaiyecinin küçük bir kediyi kurtarışını gösteren bu videonun YouTube’da 27 milyon izlenmesi şaşırtıcı olmasa gerek.