Pozitif Ebeveynliğin 6 Kuralı

Pozitif Ebeveynliğin 6 Kuralı

1456

Pozitif ebeveynlik yaklaşımı iletişime ve derin dinlemeye dayalı bir pratik. Bu yöntemi bebeklik döneminden başlayarak kullanabilirsiniz. İşte size temel prensipler.

“Pozitif ebeveynlik” terimi son yıllarda daha fazla karşımıza çıkan bir çocuk yetiştirme pratiği. Esasında, ebeveynlerin, cezalar veya ödüller şeklinde bir disiplin ile çocuk yetiştirmenin en iyi yolu olmadığının düşünmeye başlanmasının tarihi 1960’lı yıllara kadar uzanıyor. Geleneksel ödül ceza yönteminin yerine, çocukları gerçekten dinleyerek ve belirli davranışların kökenine giderek, aile bağlarını güçlendirmek ve duygusal zekası gelişmiş çocuklar yetiştirmek mümkün. Peki bu yöntemin uygulanması nasıl? Temel prensibin çocuğunuza gerçek bir insan gibi davranmak olduğunu söyleyebiliriz. Çocuğunuzun duyguları, düşünceleri ve bireysel tercihleri ile daha fazla zaman geçirerek onu derinden tanımalı ve duygusal motivasyonlarını daha iyi kavramalısınız.

Fakat çocuğunuz hala bir bebekken ve henüz sizinle konuşamadığında bu yöntemler ne anlama geliyor? Bu yazımızda bu sorunun cevabına bakmaya çalışacağız. İşte karşınızda pozitif ebeveynliğin 6 kuralı!

1. Her şey sizinle başlar

Bir bebek söz konusu olduğunda düşünmemiz gereken ilk şey var olan kaynak üzerinden hareket etmektir. Sadece iki aylık bir ebeveyn iseniz, iki aylık kaynağınız var demektir. Deneyim tarafından bakarsak bebeğinizle aynı yaşta bir ebeveyn olduğunuzu söyleyebiliriz. Dolayısıyla, beklentilerinizin gerçekçi olması gerekir, ilişkide mükemmellik beklememeniz akıllıca olur. Yaptığınız her şeyde bebeğinizle ortak çalıştığınızı düşünün ve size iyi gelen şeylerin ona da iyi geleceğini bilin. Çözümler için kendinize baskı uygulamayın, bu dönemde yapabileceğiniz en pozitif şey mola vermek ve onunla ilgili herşeyi anladığınızı ve herşeyin olması gerektiği gibi olduğunu bilmek olduğunu unutmayın.

2. Okuduğunuz teorik bilgileri değerlendirin

Elbette internet ve sosyal medya sayesinde uzmanlar eşliğinde ve dikkat çekici başlıklarla  bir sürü ebeveynlik tavsiyesine ulaşmak mümkün. Ancak belirtmemiz gerekir ki pozitif ebeveynlik yaklaşımı daha çok bir antitezdir. Ebeveynlik teknikleri ile ilgili makale veya kitaplar genellemelere dayanır ve  bazı çocuklar için işe yararken bazılarını kapsamayabilir. Bu konularda araştırma yaparken her şeyin çocuğunuza veya size göre olmadığını bilin.

3. Yavaş hareket etmekten korkmayın

Bebeğinizin ağladığını duyuyorsunuz ve ne tepki veriyorsunuz. Muhtemel cevabınız yatıştırmak / beslemek / altını değiştirmek için olabildiğince hızlı koşturmaksa, tepkinizi yeniden düşünmeniz gerekebilir. Panik bir şekilde davrandığınızda çığlığa çığlıkla cevap verdiğinizi söyleyebiliriz. Bunun yerine sakin olun ve gerçekte neler olup bittiğini değerlendirin. Acil bir durum var mı yoksa bebeğin sadece karnı mı aç?

Bunu yapmak sizin için kolay olmayabilir, ancak sağlığınız için de çok daha iyi. Bir dakikanızı ayırarak, sakin kalarak ve çocuğunuzla konuşarak, ona çok küçük bile olsa panik olmakla, sakin şekilde ihtiyaçları karşılamak arasındaki farkı öğretiyor olursunuz.

4. Kendi geçmişinizi çocuğunuzun deneyimlerinden ayırın

Olumlu ebeveynliği gerçekten uygulamak için uzmanlar, geçmiş travmalarınız ve tetikleyicileriniz üzerinde çalışmanız gerektiğini düşünüyor. Pek çok insan, çocukken yaşadıkları her neyse onun zıttı olanı benimseyecek şekilde ebeveynlik yapma eğilimindedir. Bu anlaşılabilir bir yaklaşımdır ancak aynı zamanda sadece çocuğunuzu ve onun gerçeğini de görmeniz gerekir. Geçmiş travmarınızla yüzleşmek ve bu alanları şifalandırmak esasında kendiniz ve çocuğunuz için yapabileceğiniz en olumlu şeydir.

5. Diğer ebeveynleri yargılamayı bırakın

Bu yaklaşımda yaptıkları ya da yapmadıkları her şey için diğer ebeveynleri yargılamayı bırakmanız gerekir. Bunun temel nedeni yargılamanın kötü görünmesi değil, yargılayarak aslında olumlu bir şekilde ebeveynlik yapma becerinize zarar veriyor olmanız. Karşınızdaki ailenin tüm hikayesini bilmeden onları yargılamak yerine, farklı bir yöntem deneyin. Onları tanımak için biraz zaman ayırın, çok da iyi bilmediğiniz o aile belki de diş çıkarma dönemini kolay atlabilmenizi sağlayacak mükemmel bir çözüme sahiptir.

6. İçinizde onunla konuş

Bebek sahibi olmak gerçekten izole edici olabilir. Bu dönemde pek sosyalleşme şansınız olmayabilir ve sadece uyuyan, yemek yiyen, ağlayan ve kaka yapan bir insanla uzun vakitler geçiriyor olmanız doğaldır. Ancak onunla uzun uzun konuşabilirisiniz. Ona bu işte beraber olduğunuzu, tüm zorlukları teker teker çözeceğinizi söyleyin. Pozitif ebeveynlik söz konusu olduğunda konuşmanın anahtar olduğunu bilin. Bebeğinizle konuşun, eşinizle konuşun, arkadaşlarınızla konuşun, sağlık uzmanlarınızla konuşun. Mücadeleleriniz ve zaferleriniz hakkında konuşmaya devam edin, çünkü hepsi önemlidir ve hepsi bireysel ebeveynlik yolculuğunuzu şekillendirmeye yardımcı olur.