Çocuklarınızın İyimser Olması İçin Yapabileceğiniz 6 Şey

Çocuklarınızın İyimser Olması İçin Yapabileceğiniz 6 Şey

3530

Çocuğunuzu nasıl iyimser yetiştirebileceğinizi merak mı ediyorsunuz? Sonuçta, bardağın yarısını dolu olarak gören çocuklar, daha mutlu ve yaşamın zorluklarıyla başa çıkmada daha iyidir. İşte size bu konuda işinize yarayacak birkaç ipucu!

Çocukları iyimserliğe teşvik etmenin, onların zihinsel ve fiziksel sağlıkları üzerinde uzun süreli olumlu etkileri olacaktır. Peki iyimser olmak ve çocuğunuzun da bu iyimserliği benimsemesi için nasıl yaşıyorsunuz? Size sunacağımız bu altı ipucunu uygulamaya başlayın ve hanenizin geri kalanına yayılan olumlu faydaları izleyin.

1. Şikayet etmeyi bırakın

Hayatın sizi zorlayan yönleriyle ilgili yüksek sesli yakarışlarınız varsa bunları önce kendinizde fark etmelisiniz. Olumsuz düşüncelere ve hayal kırıklıklarına odaklanmak klasik karamsarlıktır. Maddi problemler hakkında çok sızlanıyor ya da zor bir iş günü ile ilgili uzun uzun konuşuyorsanız, çocuklarınızın da aynı şeyi yapmayı öğrenmeleri daha olasıdır. Bunun yerine, iyi giden şeyler hakkında konuşmayı deneyin. “Bugün işte büyük bir projeyi bitirdim” veya “Bugün sokakta çok eski bir arkadaşımla karşılaştım” gibi… Amaç, dikenler hakkında homurdanmak yerine, olumluya odaklanmak olmalıdır.

2. Planlı olun

Ev halkının evin düzeni ile ilgili sorumluluklar alması hem iş yükünü azaltmak hem de çocuğunuzun pek çok başka beceriyi geliştirmesi açısından değerlidir. Çocuklarınıza yapacakları işleri anımsatan listeler hazırlayın. İşlerin hepsinin yapılmasını ödüllendirin. Bir süre sonra onların kendilerinden bu alışkanlığı benimsediklerini göreceksiniz. Kurduğunuz bu rutinler onların hayatla daha kolay baş etmelerine yardımcı olacaktır.

Çocuklar, kendi değerlerini kanıtlama fırsatına sahip olmadıkları sürece iyimser bir tutum geliştirmezler. Bir çocuk psikoloğu olan ve ‘Çocukları Olumsuz Düşünceden Kurtarmak’ kitabını yazan Doktor Tamar Chansky, “Çocukların işleri tamamlamalarına güvendiğimizi göstermek onlara kendilerini yetenekli hissettiriyor” diyor. İşlerin çocuğunuzun yaşına uygun olması gerekiyor, çünkü mesele çocukların başarması... 2 yaşında bir çocuk oyuncaklarını kaldırabilir, 3 yaşında bir çocuk çamaşır sepetine kirli giysiler koyabilir, 4 yaşında bir çocuk lavaboya objelerini taşıyabilir, 5 yaşında bir çocuk çöp kutularını boşaltabilir ve 6 yaşında bir çocuk çamaşırları asabilir.

3. Makul riskleri alması için teşvik edin

Çocuklarımızı incinmekten korumak için ne kadar çok çaba sarf ediyoruz? Çocuklarımızı risklerden korumak istememiz doğaldır. Ancak, bir aktiviteyi yapmaktan caydırmak, örneğin paten kaymasını istememek durumumuz olduğunda bir durup düşünmemiz gerekebilir. Bazı durumlarda geri çekilmeyi bilin. Çocuğunuzun yeni şeyler denemekten korkmasını istemiyorsunuz, eve gelmesini ve ‘Anne, ben yaptım!‘ demesini hedefleyin; doğru koşullar altında risk almasına izin verin.

4. Tepki vermeden önce bekleyin

Çocuğunuz size karşılaştığı bir sıkıntısını anlatıyorsa konuyu kendiniz çözmek için iç güdülerinizin sizi hızla harekte geçirmesine izin vermeyin. Bakalım çocuğunuzun yaşadığı olayla başa çıkmak için yapabileceği birşey var mı? Bir çocuk kendini savunabildiğini gördüğünde kendine güveni de doğal olarak artacaktır. Çocuğunuzun sizin yardımınız olmadan işleri çözmeye çalışmasına izin vermek, başarı hissini artıracak ve ayrıca gelecekte yapabilecekleri konusunda çocuğunuzu daha iyimser hale getirecektir.

5. Mücadeleyi kucaklayın

Bazen tek bir başarısızlık çocukların eksikliklerinin kalıcı olduğuna inanmalarına yetebiliyor. “Matematikte kötüyüm”, “futboldan korkuyorum”, “ben çizemem” gibi büyük yargılar oluşabiliyor. Bu tür sonuçları engellemek için çocuğunuzun bakış açısını değiştirmeye çalışın. Örneğin yeni sporları ilk başta öğrenmenin ne kadar zor olduğunu söyleyebilirsiniz. Onun tek olmadığını bilmesini sağlayın. Ustalaşmaya çalıştığı başka bir beceriden bahsederek umutlu kalmasına yardım edin: “Okuyamadığın zamanı ve ne kadar çaba harcadığını hatırlıyor musun? Bunu da öğreneceksin.”

6. Gerçekleri söyleyin

İyimserlik bazen her şeyin mükemmel olacağına dair güvence vermek gibi düşünülebilir. Ancak bunun çoğu zaman tam tersi bir etkisi vardır. İyimserlik gerçekçi bir şekilde düşünmeyi de gerektirir; böylelikle çocuğunuz yüzleştiği şey için hazır olabilir.

Örneğin başka bir okula gitmeye başlayan ve hiç arkadaşı olmadığını söyleyen çocuğunuza onun harika biri olduğunu ve kolayca arkadaşlıklar kuracağını söyleyebilirsiniz. Ancak çocuğunuzun arkadaşlık kurması kolay olmazsa harika biri olmadığı sonucuna varabilir. Bunun yerine onunla kalpten konuşun. Yeni bir okula başlamanın kolay olmadığını anladığınızı söyleyin, bunun zaman alabileceğini söyleyin. Böylelikle çocuğunuz şikayet etmek yerine yapıcı adımlar atabilir.