Banner IBilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü öğrencileri, GittiGidiyor için “dokunarak alışveriş” kampanyasını hazırladı.

Onlar da internetten alışveriş yapmaya çekiniyordu. Dokunmadan, hissetmeden nasıl alabilirlerdi ki?

Ödevleri, GittiGidiyor.com’da güvenli alışveriş yapıldığını anlatan bir kampanya hazırlamaktı. Aslında onlar da hiç yapmamıştı; bu kampanya projesini hazırlayan Nil ve Ongu gibi öğrenciler arasında GittiGidiyor’dan daha önce hiç alışveriş yapmamış ya da kredi kartını internette kullanmaya çekinen öğrenciler de vardı.

Banner IIProje süresince GittiGidiyor’u daha yakından tanıma fırsatını buldular. Kafalarındaki soru işaretlerini çözdükten sonra sloganlarındaki soruyu ilk önce kendilerine sordular: “Hiç yaptık mı?”

Hiç yapmamış olanlar, ilk kez GittiGidiyor’dan alışveriş yapmayı denedi ve bunu çok sevdi. GittiGidiyor’un Sıfır Risk Sistemi ile güvenli, üstelik dokunarak alışveriş yapılabildiğini keşfeden Bilgi Üniversitesi öğrencileri de artık sıkı birer GittiGidiyor kullanıcısı. Onlar şimdi GittiGidiyor’dan hiç alışveriş yapmamış olanlara sesleniyorlar: “Hiç yaptınız mı?”

Banner IIIŞu an GittiGidiyor sayfalarında yayınlanan “Hiç yaptınız mı? Sıfır Risk sayesinde dokunarak alın” sloganı işte bu öğrencilerin çalışması sonucunda ortaya çıktı. Bizler de bu başarılı projenin perde arkasını blogda sizlerle paylaşmak ve projenin mimarı Bilgi Üniversitesi öğrencilerini daha yakından tanımak istedik. Taksim House Cafe’de gerçekleştirdiğimiz keyifli röportaja Joker1 Ajans’ın 17 kişilik öğrenci ekibini temsilen Nil Demircioğlu ve Ongu Kar; reklam dünyasının değerli hocası Haluk Sicimoğlu ve GittiGidiyor’un marka yöneticisi Ozan Tatar katıldı. İşte o röportajdan ayrıntılar:

GittiGidiyor’la Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü öğrencileri nasıl bir araya geldi?

Haluk Sicimoğlu: Reklamcılık bölümünde, 4. sınıf öğrencilerine Real Life, Real Solutions dersi kapsamında dönem boyunca dört proje veriliyor. Bu yıl bölümde, öğrencilere verilecek proje briefinin  genel bir marka imajı sorunu çözmek yerine, tüketicinin belli bir sorununa yönelik bir brief2olması kararlaştırıldı. O zaman aklıma GittiGidiyor’un Sıfır Risk Sistemi ile ilgili ajanslara sunduğu konkur3 briefi geldi.  BBDO  olarak bizim de GittiGidiyor’la çalışmaya başlamamıza vesile olan bu brief’in, proje dersi kapsamında -yine konkur briefi olarak, hiç değiştirilmeden- öğrencilerimize verilmesini GittiGidiyor’dan rica ettik. Ayrıca bu sürecin normal konkur süreci gibi devam etmesini istedik. Olumlu yanıt gelince, öğrenciler arasında konkur heyecanı da başladı.

(soldan sağa) Haluk Sicimoğlu, Nil Demircioğlu, Ongu Kar, Ozan Tatar
(soldan sağa) Haluk Sicimoğlu, Nil Demircioğlu, Ongu Kar, Ozan Tatar

Öğrencileriniz bu projeye nasıl hazırlandı?

Haluk Sicimoğlu: Öğrenciler zaten 4. sınıfa geldiklerinde, müşteri temsilcisinden metin yazarına kendi temsili ajanslarını kuruyor ve bütün projelerini kurdukları bu ajanslarla yürütüyorlar. GittiGidiyor projesi de üzerinde çalıştıkları ilk projelerden biriydi. Bu sene öğrencilerden; Canbaz, Joker ve Total Work olmak üzere üç ajans oluşturuldu. Daha sonra ajanslar, GittiGidiyor yöneticileriyle bir araya geldi. Brief ile ilgili sorularını sordular, reklamveren olarak GittiGidiyor’un tam olarak ne istediğini daha iyi öğrenmeye çalıştılar. Daha sonra brief üzerine ayrı ayrı çalışmaya başladılar. Hocalarıyla stratejiyi tartıştılar ve son olarak sunum aşamasına geçildi.

Joker’in “dokunarak alışveriş” konseptini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ozan Tatar: Satın alınması planlanan ürünü görme, ürüne ‘dokunma’ isteği, hala, internetten  alışveriş yapmaya çekinen insanların sıklıkla ileri sürdükleri gerekçeler arasında. Bu kitleye, Sıfır Risk Sistemi sayesinde ürünlere dokunarak internetten alışveriş yapabileceklerini etkili bir şekilde anlatmamız gerekiyordu. Joker’in çalışması da GittiGidiyor’un Sıfır Risk Sistemi ile ilgili iletişim ihtiyacını karşılayacak bir çalışmaydı. Basit ve etkili bir çözümdü.

Haluk Sicimoğlu: BBDO’nun Metot Araştırma Şirketi ile yapmış olduğu kalitatif ve kantitatif araştırmalarda ‘Neden internetten alışveriş yapmayı tercih etmiyorsunuz?’ sorusuna verilen cevaplardan ‘dokunamamak’ vurgusu çıkmıştı. Brief sürecinde, ne GittiGidiyor ne de biz bu konuda öğrencilere bilgi verdik. Kendilerinin bulmasını istedik. Buldukları zaman da zaten çok mutlu olduk ve bunun üstüne gidin dedik.

Joker Ajans, internetten daha önce alışveriş yapmamış veya alışveriş yapmaya çekinen bir kitleyi harekete geçirecek güzel bir soru ile yola çıktı: Siz hiç yaptınız mı? Bu slogan nasıl ortaya çıktı?

Ongu Kar: Biz projeye ilk başladığımızda bambaşka sularda yüzüyorduk. Sunuma bir hafta kala ‘Hiç yaptın mı?’ fikri ortaya çıktı. Sonrasında tüm kampanyanın düğümü hızla çözülmeye başladı.

“Sıfır Risk ile dokunabiliyorsunuz”

Peki, siz hiç yaptınız mı? :)

Ongu Kar: Valla ben çok yaptım. GittiGidiyor’dan ve eBay’den alışveriş yapıyorum ancak buna rağmen benim de internetten alışverişle ilgili bazı ön yargılarım vardı. Kıyafet alırken örneğin, satın aldığın ürünün sana olup olmayacağını bilmiyorsun, dolayısıyla tereddüt ediyorsun. GittiGidiyor’da ürünleri bedenlerine göre arayıp bulabiliyorsun üstelik ürünü 3 gün boyunca deneme şansın var. Üstüne olmazsa satıcıya geri gönderebiliyorsun. Çevremdeki çoğu insan internetten alışveriş yapmaya çekiniyor, öyle ki bu projeye başlarken bizim ajansta da ‘Ben internetten alışveriş yapmam’ diyen arkadaşlarımız vardı. Endişeleri daha çok kredi kartı üzerineydi.

Nil Demircioğlu: Ben de daha önce ‘Hayır, kredi kartımı internete vermem’ diyenlerdendim. Yaklaşık 1,5 senedir bu çekinceyi tamamen aştım. Artık internetten alışveriş yapmayı seviyorum! Aslında slogan fikrine de bu şekilde ulaştık.  Bir kazak alırken bile önce dokunuyoruz, bu çok sert veya bunun yünü bana batar diyoruz. Ürünü alıp almamaya bu şekilde karar veriyoruz. GittiGidiyor’da Sıfır Risk ile ürünlere dokunabiliyorsunuz.

GittiGidiyor markası size ne ifade ediyor?

Ongu Kar: GittiGidiyor’dan alışveriş yapan çok fazla arkadaşımız vardı ama açıkçası ben GittiGidiyor’u çok fazla tanımıyordum. İlk başta bir kafa karışıklığı oldu. Çünkü GittiGidiyor’un aslında bir aracı olduğunu, yani satıcılarla alıcıları buluşturduğunu bilmiyordum. İsteyen satıcı oluyor, hatta GittiGidiyor’da dükkan açabiliyor, isteyen satıcıların sattığı ürünleri beğenip alıyordu… Şimdi GittiGidiyor çok iyi tanıdığımız ve sevdiğimiz bir marka.

Nil Demircioğlu: İtiraf etmeliyim ki internet alışverişine geç başlamış bir insan olarak ilk başta GittiGidiyor benim için çok fazla şey ifade etmiyordu. Biz projeye ilk başladığımızda grubumuzda GittiGidiyor’dan hiç alışveriş yapmamış kişilerin yanı sıra deli gibi alışveriş yapan arkadaşlarımız da vardı. Onlar sayesinde GittiGidiyor hakkında çok fazla bilgi edindik. Bu projeyi hepimiz çok sevdik çünkü yaparken çok eğlendik. GittiGidiyor markası bence oldukça renkli bir marka. Bir şey almayacak olsam bile günde bir kere ‘Beklediğim ürün acaba bugün gelmiş mi?’ diye ziyaret ettiğim bir site. Bir de GittiGidiyor her zaman güncel.  Biliyorum ki GittiGidiyor’da her an her şeyi bulabilirim, her ürünün en son modeli GittiGidiyor’da vardır. Bu nedenle bir ürün arıyorsam önce mutlaka GittiGidiyor’a bakıyorum.

Hazırlayanlar: B & B; bir editör iştirakı :)


1: Joker grubu öğrencileri, ajansın ismini, Türkiye’nin en eski reklamcılarından ve metin yazarlığı konusunda duayenlerden biri olan Celil Oker’e ithaf etmiş.

2: Brief: Reklam sektöründe sıkça kullanılan bir terimdir. Müşterinin reklam ajansından tam olarak neyi, nasıl istediğini anlatan yazılı dokümandır.

3: Konkur: Yarışma. Reklam sektöründe, reklam verenler çeşitli reklam ajanslarına başvurarak konkur brieflerini bildirirler. Konkura başvuran ajanslar arasından birinin seçilebilmesi için ajanslardan örnek bir kampanya hazırlamaları istenir.